Trüf mantarı Türk mutfağında geleneksel bir malzeme olarak yer almasa da, özellikle tereyağlı, et suyuyla pişen ve yoğun aromalı yemeklerle çok uyumlu bir şekilde kullanılabilir.

Trüf mantarı her ne kadar Fransız ve İtalyan mutfağıyla anılsa da aslında Anadolu topraklarının o köklü ve toprak kokan lezzetlerine çok yakışıyor. Özellikle yağlı ve ağır ateşte pişen yemeklerimizle birleştiğinde, geleneksel tatları bambaşka bir seviyeye taşıyor.
Hangi yemeklerde kullanabiliriz derseniz, listenin başında kesinlikle tereyağlı süzme mercimek çorbası ve et suyuyla demlenmiş pirinç pilavı geliyor. Pilavın üzerine son dokunuş olarak eklenen ince trüf dilimleri, tanıdık bir lezzeti gurme bir deneyime dönüştürüyor. Ayrıca kahvaltılarımızın vazgeçilmezi olan bakır sahanda tereyağlı yumurta veya çılbır, trüf aromasını en saf haliyle taşıyabilecek en iyi adaylar arasında.
Et yemeklerinde ise kuzu kafesi veya ağır ateşte pişmiş bir dana yanağı, yanındaki patates püresine eklenen trüf yağıyla adeta devleşiyor. Hatta biraz daha cesur davranıp sıcak servis edilen bir pastırmalı humusun üzerine trüf gezdirmek, mezeyi ana yemek kadar iddialı hale getirebiliyor.